English
 Bilgiler
 
 Beni kurtarırsanız size gazoz ısmarlarım...

1998 zeynep oralın milliyetteki yazısı

 

Acımasız olan doğa değil, insan...

Zeynep Oral

05.07.1998 - 00:00 | Son Güncellenme: 05.07.1998 - 00:00

 
 

Acımasız olan doğa değil, insan...

Acımasız olan doğa değil, insan...

     �ÇEHOV'un "Martı"sında, genç yazar Treplev, yazı yazmaya çalışırken, daha doğrusu, önündeki sayfalarla ve sözcüklerle boğuşurken şöyle der:
       "Yeni biçimler konusunda çok söz ettim ama, yavaş yavaş kendimin de basmakalıp bir söyleyişe kaydığımı hissediyorum." (Yazdıklarını okur) Bayat sözler bunlar! (...) Trigorin için kolay bunlar kendi yöntemini elde etmiş o. Su bendinde kırık bir şişe ağzının parlaması ve değirmen taşının gölgesi, mehtaplı bir gece tasviri için yetiyor ona. Bana ise titrek ışıklar, yıldızların yumuşak parıltısı, bir piyanonun uzaktan gelen ve güzel kokularla dolu havada yitip giden ezgileri gerekli... Ne işkence! (Sessizlik) Biçimin eskiliğinde ya da yeniliğinde değil iş, yazdığın şeyi hangi biçimde olduğunu düşünmeden yazmanda, çünkü sözler özgürce akmaktadır ruhundan, bunu gitgide daha iyi anlıyorum..." (Türkçesi: Ataol Behramoğlu)
       Ama bunu anlaması, bir süre sonra başına bir kurşun sıkmasını engellemez.
       Bunu anlamasıyla, başına bir kurşun sıkması arasında Nina'yla karşılaştığı sonsuz şiirsel, müthiş hüzünlü bir sahne vardır. Nina - ki o çok yorulmuş ve belki de çooktan vurulmuş bir martıdır - çocukluk sevincini yitirmiş Nina, gözyaşları içinde şöyle der: "... Rüzgarı işitiyor musunuz? Bir cümle vardır Turgenyev'de: "Böyle gecelerde, sıcak bir köşesi, bir yuvası olanlara ne mutlu! Bense bir martıyım... Yok, değil... Ne diyordum... Ha, Turgenyev... `Tanrı tüm barınaksızların yardımcısı olsun!... Neyse..."... "Bakın ağlamıyorum artık"...
       *
       Adana depreminden sonra ne söylesem, ne yazsam basmakalıp olacağını biliyorum. Hem de bayat. Çünkü daha önce de yazdım, yazdık bu sözcükleri! Dinar'dan sonra, Gediz'den sonra, Erzincan'dan sonra yazdık. Depremlerden sonra yazdık, sellerden sonra yazdık.
       Doğal afetlerden sonra yaşanan acıların, yoklukların, ölümlerin bu boyutlara ulaşmasının hiç mi hiç doğal olmadığını yazdık.
       İnanın doğa, insan kadar acımasız, insan kadar hırslı, insan kadar yalancı, insan kadar hırsız, insan kadar yoz değil.
     �İnanın, insanın insana yaptığını, doğa insana yapmıyor.
       Bayatlamış sözcükler, basmakalıp söyleyişlere dönüşürken, yaraların sarılmadığını, acıların dinmediğini bilmez değilim. Ama... İşte, yine de dökülüyorlar sayfaya:
       Daha çok, daha çok kazanma tutkusu...
     �Milleti iliklerine dek soyma, nereden ne kaçırabilir, ne çalabilirim alışkanlığı...
       Hırsızlık ve rüşvet...
     �Bilgisizlik...
       Yetersizlik...
     �Denetimsizlik...
       Beceriksizlik...
     �Sorumsuzluk...
       "Beni kurtarırsanız size gazoz ısmarlarım" demişti enkaz altındaki çocuk. Hayatın, yaşamanın karşılığında gazoz...
     �Oysa hırsızlığın, rüşvetin, bilgisizliğin, yetersizliğin, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun karşılığı çıkar ilişkilerinin, oy potansiyelinin, kabaran banka cüzdanlarının labirentlerinde ödeniyor ülkemde...
       Depremden sonra ise:
       Her seferinde verilen ama tutulmayan sözler...
       Bölgeye gelen politikacıların yuhalanmasına hiç şaşmamak gerek.
       Bayındırlık Bakanlığı'ndan açıklandı ya devletin daha Muş'un Varto ilçesine (1966 depremi) ve Bingöl'e (1971 depremi) 30 bin konut borcu olduğu...
       Deprem yine en yoksulu, en kıt kanaat geçineni vurdu ve vuracak... Deprem yine, işsizliği sırtlamış da yaşamaya çalışanları vurdu ve vuracak... Deprem, boşaltılan, yakılan köylerini terk edip göç yollarına sığınanları vurdu ve vuracak...
       Bir zamanlar, bu yukarıdaki üç tümceyi söyleyecek olana "pis komünist" derlerdi... Ya şimdi ne deniyor? "Şer Cephesi" mi?
       Ve aklımdan çıkaramadığım bir soru daha: Hani daha önce "deprem bölgesi olmadığı" iddia edien Mersin - Akkuyu'da kurulacak nükleer santralda yer konusunda inatlaşma sürecek mi?
       Adana'da yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyorum.
     �"Tanrı tüm barınaksızların yardımcısı olsun."

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/acimasiz-olan-doga-degil-insan-5352784

 

 
Google Sayaç Kodu